İzzeti Nefs                 


İzzeti Nefs

İmamın oğlu Şehid Mustafa diyor ki: İmam Türkiye’ye sürgün edildikten 2–3 ay sonra beni de oraya sürgün ettiler. İmam’ın kaldığı eve gittiğim zaman odada ki perdelerin az bir şey açık olduğunu gördüm ve güneş ışığı çok az içeri sızıyordu. Dedim ki ‘’Niçin bunlar (nöbetçiler) perdeleri açmıyorlar sonra perdeleri kenara çektim ve siz niçin karanlıkta oturuyorsunuz dedim. İmam ’’Ben onlardan, perdeleri açmak kadar küçük bir şeyi dahi talep etmek istemiyorum’’ dedi.

İmam Kuveyt’e gitmek istediği zaman sınırda Kuveyt polisi İmam’ın giriş yapmasına izin vermedi. Ben İmam’a, Görevli memurlardan biriyle konuşmama izin verin faydalı olabilir dedim. İmam, Asla! Bu değersiz insanların karşısında neden kendini alçaltıyorsun geri döneceğiz, Allah bizimledir’’ dedi.

Ben İmam’ın ilk kızıyım. İmam beni çok severdi ve çok saygı gösterirdi, odasına gidip oturduğum zaman, suya veya ilaca ihtiyacı olduğu zaman bana söylemez ve kendisi kalkar alırdı. Benim ısrarlarıma rağmen işlerini kendisi yapardı.

İmam her zaman evdeki işlere yardım ederdi ve şöyle söylerdi ‘’Yardım cennetten çıkmıştır’’Örneğin İmam kendisi çayını getirir, su içmek istese kendisi kalkar mutfağa gider suyunu içerdi. Biz, neden bizden istemiyorsun dediğimiz zaman ‘’Kendi işimi kendim yapmalıyım’’ derdi, onun işlerini yapmak için ısrar ettiğimiz zaman, İmam ‘’Niçin ben kendi işlerimi yapamıyor muyum’’ derdi. Ve gülerek ’’İnsan kendi işlerinde başkalarına ihtiyaç duymamalı’’ derdi.

İmam sürgün edilmeden önce Tahran’daki büyük fabrikalardan birinin sahibi bir cami yaptırdı ve İmam’dan o camiye bir hoca göndermesini istedi. İmam başta istemeyerek kabul etti ve o hocayı göndermeden önce yanına çağırdı ve şöyle nasihat etti: ‘’Sizin halka İslami tebliğ etmek ve onları hidayet etmek vazifesinin yanında iki önemli göreviniz daha var; bunlardan birincisi orda asla benden söz etmemenizdir, ikincisi ise camiyi yaptırana davranışların senin onun malında ve servetinde gözünün olmadığını ispat etmelidir.’’

İmam, Paris’ten İran’a geldiği zaman ben hava alanındaydım orada ki devlet tarafından gelen polislere hitaben şöyle buyurdu: Şah ve onun yönetimi sizi küçük düşürmüş ve sizin kişiliğinizi ayaklar altına almışlar, sizi Amerikalıların karşısında  alçaltmışlar, sizin gayret edip kendiniz bu zilletten kurtarmanız gerekiyor! Sonra şöyle devam etti: “Şah geri dönmeyecek ve hiç kimseden korkunuz olmasın, onun geri dönüp size zarar vermeye gücü yoktur.’’

İmam’ın yakınlarından birisi şöyle anlatıyor ’’Bir gün benimle önemli bir şahsiyet arasında bir anlaşmazlık çıktı ve bu beni çok tedirgin etti, bu yüzden İmam’ın yanına gittim ve durumu ona anlattım, konuşmamın sonunda şöyle dedim: ‘’Ben bu Dünya’da sizden başkasının emri altına asla girmeyeceğim. İmam,’’Benim emrim altına dahi girme dedi.

İmam’ın örnek sıfatlarından biride şuydu: hayatı boyunca zilleti andıracak bir şey yapmadı hiç bir zaman bir kimseden kendini küçük düşürecek bir şey istemedi hatta pazarda satıcı bir şeyi pahalı satsaydı onu ucuza almak için pazarlık etmez ve hiçbir şey söylemezdi.

Bir zamanlar talebe ve ilim ehli bazı arkadaşlar Kerbela’yı ziyaret etmek için kaçak olarak sınırdan Irak topraklarına geçiyorlar ve bazen de Irak polisleri tarafından hakarete maruz kalıyorlardı. Bir süre hapiste kaldıktan sonra tanıdıklar vasıtasıyla serbest bırakılıp Kerbela’yı ve Necef’i ziyarete gidiyorlardı. İmam bunları işittikten sonra bu konu hakkında şöyle buyurdu: İmam Hüseyinin ziyaretinin bu zillet ve aşağılanmakla beraber olması kesinlikle doğru bir şey değildir!’’

İran’dan tanınmış bazı iş adamları Necef’e İmam’ı ziyarete geldikleri zaman çok yüklü miktarda humus getirirlerdi. İmam onlar geldiği zaman kesinlikle ayağa kalkmazdı ve onlara sıradan kimseler gibi davranır ve şöyle söylerdi İnşallah Allah kabul eder Bazen aynı ortama normal bir talebe gelirdi İmam, ayağa kalkar ve saygı  gösterirdi. Bu, oradakileri çok şaşırtırdı. İmam’ın görüşü şuydu; Tüccarların vazifesi yıllık humusunu vermekti ve getirdi verdi.’’

İmam, talebelerin izzetli olmalarını istiyordu, bazı talebelerin gelip maddi yönden ihtiyaçları olduğunu söylemeleri karşısında İmam, çok soğuk bir tavır takınırdı. Elbette bu yardım etmediği anlamına gelmezdi, defalarca olmuştur hatta kendim birkaç sefer başka birinin adına İmam’dan para yardımı yapmasını istemişimdir ve İmam güler yüzle ona yardım etmiştir. İmam kendisinin gelip yardım istemesinden hoşlanmazdı./ israhaber

 

 



تعداد بازدید:  2177