İmam Humeyni (r.a) (9)                 


İmam Humeyni (r.a) (9)

İmam Humeyninin (r.a) Örnek Hayatı 

İmamın Hayatında Sadelik ve Tutumluluk

  İmam evlendiği zaman Kumda bir ev tutmuştu. İmamın evine aldığı ilk ev eşyalarını hanımı şöyle anlatıyor:

İmamın medreseden eve getirdiği ilk ev eşyaları şunlardı, bir kilim, bir yatak, yemek pişirmek için bir tüp, iki tane gaz lambası, küçük bir tencere, demlik ve birkaç tane bardak

  İmamın yiyeceği çok sade idi. Çoğu zaman sabahlar ve hatta Ramazan ayında dahi sahurda ekmek peynir yer ve çay içerdi. İmamın hanımı hasta olduğu için oruç tutmazdı, evde çalışan kadın, İmam kalkıp çağırdığı zaman uyanamadığı için İmam, kendisi kalkar semaveri yakar ve sofrayı hazırlardı.

  İmam, Kuveyt sınırından geri çevrildiği zaman, Bağdata geri döndüğü günün sabahsı Parise gideceği için o gece bir otelde kaldı. İmamın kaldığı otel çok modern ve lüks idi. (Irak devleti tarafından tutulmuştu) ve bütün turistler orada kaldığı için personelin hepsi İngilizce konuşuyordu. İmam için otelin bir katını boşaltmışlardı, akşam yemeği vakti gelince otel çalışanlarından biri, İmamın akşam yemeğinde ne almak istediğini sormak için odaya geldi. İmam dedi ki Ekmek ve biraz yogurt, bende de kuru üzüm var. İmamın bu sözü yemek siparişi almaya gelen Iraklı için çok şaşırtıcı bir şeydi zira böyle büyük bir insanın bu şekilde sade bir yemek yiyebileceğine inanamıyorlardı.

İmamın Kumdaki evinin sadeliği onun aza kanaat etmesinin bir göstergesi idi. Bir ara İmamın evinin merdivenlerindeki tuğlalar yıpranmıştı, usta tamir etmek için birkaç tane tuğla alınsın bu yıpranan tuğlaları onaralım deyince, İmam, yıpranan tuğlaları ters çevirip kullansınlar şeklinde cevap vermişti.

  İmamın elbiseleri her zaman temizdi, ama cübbesi yıkanmaktan yıpranmıştı. İmamın dersinde oturduğumuz zaman İmamın cübbesinin yakasının yamalı olduğunu görürdük ve bu onun ne kadar sade ve gösterişsiz bir yaşantıya sahip olduğunun bir örneğidir.

İmamın Necef teki evinde havanın çok sıcak olmasına ragmen kliması yoktu. O kadar ısrar

etmemize rağmen İmam, klima almayı kabul etmedi. Bir gün arkadaşlardan birisi evindeki vantilatörü getirdi, pencereye tarn olarak yerleşmeyince, etrafına kontraplak döşenmesi için marangoz çağnldı. İmam, marangozu görünce Neler oluyor burada? dedi. Pencerenin etrafını yaptırmak için getirdiğimi söyledim. Ben marangozla orayı yaparken İmam beni yanına çağırdı ve kızgın bir halde Sen, Mustafa ve Ahmet (İmamın iki oğlu) hepiniz birlik olmuş beni cehennemlik mi etmek istiyorsunuz?.

  İmamın iki tane kontraplak için bu kadar sinirlenmesi beni çok korkutmuştu. İmam o kadar sade yaşıyordu ki hatta bunlan bile kendisine çok görüyordu.

  Akhma geliyor da İmamın vefatının 40. gününde iki Fransız rahip İmamın yaşadığı evi görmek için geldiler ve Cemarandaki evin sadeliğini görünce çok şaşırdılar. Dediler ki, Bırakın burası hep böyle kalsın ve dünya böyle büyük ve ruhani bir insanın nerede yaşadığını ve misafirlerini nerede ağırladığını görsün

  Ben, İmamın yanında kaldığım 10 yıl zarfında yakından şahit oldum ki İmamın fevkalade önem verdiği şeylerden bir tanesi de sade yaşantısı ve israftan kaçınmasıydı.

  Defalarca şahit oldum, İmam, evden çıkarken gereksiz lambaları söndürüp çıkardı. Bir bardak su içtiği zaman, bardakta arta kalan suyu susadığı zaman tekrar içerdi. Eğer İmamın bir yerine bir şey olsaydı, kâğıt mendili birkaç parçaya böler ve onun yetecek kadarını kullanırdı./Tebyan





تعداد بازدید:  2255